yaşlı harputlu zülküf gakgo eşinin tabutunun arkasında yürüyordu, yürümüyorduda kendini sürüklüyor gibiydi emine neneyle yaşadıkları yılların tüm zorluklarını yüklenmiş kadar yorgundu bir yandanda dudakları kımıldıyor sadece kendisinin duya bileceği kadar alçak bir sesle,emoşum seni çok sevdim,yaşlı kadının tabutunun musallaya kaldırdılar cemaat iki yana ve arkasına dizildi gözlerini tabuttan alamıyor ,kıpır kıpır dudakları,garı ben seni çok sevdim,imam cemaatten haklarını helal etmelerını isteyınce,öyle bir içtenlikle helal ettiki,duyanlar yaşlı zülküf amcanın yüreği koptu sandılar,oysa karısı sevdiğini bile bilmiyordu,kendisine emine teyzeyi hiç sevdiğini söyledinmi?diye sorulduğunda, niye biz laytmıyız diyen,sevgiyi itiraf etmeyi zaaf sayan bir harputluydu. biraz fevriydi,gençliğinde kahveye gideceği zaman emine teyze öfkelenir avaz avaz bağırırdı genemı kahveye diye kızardı,anası ve eşinin tartışmasında, anam haklıdır,kesin sesinizi ajans dinliyorum dıye standart bir harputluydu şimdi tabutun içinde musallada yatan karısı çoğunlukla susar arkasından söylenir ve asla küsmezdi,dur ben ölemde ondan sonra görürsün gününü derdi,imam ölümden söz ediyordu inna lillah ve inna ileyhi raciun,ondan geldik ona gideceğiz,zülküf amca gözünde iki sıra yaşla bakındı,herkes imamın anlattıklarına dalgındı belkide kendi geleceklerını düşünüyorlardı,ağır ağır uzanıp tabuta tutundu emoş ben seni çok sevdim,diye mırıldandı tekrar,dile kolay tam elli yıl beraber yaşamışlardı,iyi günleride olmuşdu kötü günleride,yokluğuda görmüşlerdi varlığıda,emoşu birgün bile yakınmamışdı,7 tane güzel evlat vermışdi her ne kadar çocuklara öfkelendiğindehoş birşey olmadığında,sana çekmişler demesine rağmen,göz yaşlarıyla perdelenmiş yaşlı gözlerle tabuta baktı,gız seni çok sevdim, namaz ve dua bitince birkaç deli kanlı ile birlikde tabutu omuzladı zaten zor yürüyordu,ama karısını taşımak istiyordu,mezarlığa geldiler,zülküf amca içinden haykıran cümleler kuruyordu dudakları fısıldamakdan yorulunca yada birileri tarafından duyulma ihtimali belirince kendini kimsenın duymasını istemiyordu kılıbık derler diye korkuyordu hayla, nede olsa harkes onu sert erkek olarak biliyordu bu yaştan sonra zafını belli edip dillere destan olamazdı yıllar boyu sevgisini nasıl içinde tuttuysa yine içinde tutacak karısından sonra bile kazak erkek havalarında yaşayacakdı yüreği yarılacaksa yarılsın oda toprak attı karısının üstüne, her küreğe aşkını dökdü,dua gibi karısının ruhuna gönderdi,emoşum seni çok sevdim,cemaat dağılmaya başladığında ,o diz çökdü karısının mezarından aldığı bir avuç toprağı kimse görmeden burnuna götürdü,gözlerini kapadı,yine o sihirli cümleyi söyledi,kadınım seni çok sevdim,buyuk oğlu ve ortanca kızı geldiler tamam baba dediler koltuklatıp ayağa kaldırmaya çalışırken biliyoruz onu çok sevdin ama eve dönme vakti zülküf amca ellerini yüzüne kapayıp hıçkırıklarını tutmaya çalışırken, oğul onu çok sevdim ama bunu ona hiçbir zaman itiraf edemedim dedi...